Story’25’te Ortak İlham ve Farklı Hikâyeler Buluştu

30 Kasım 2025 Pazar günü Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezi’nde düzenlenen Story 2025 etkinliği, beşinci yılında Türkiye’nin önde gelen isimlerini üniversite öğrencileriyle bir araya getirdi. Gençlere ilham veren konuşmaların, etkili hikâyelerin, sürpriz oyunların ve çekilişlerin yer aldığı program, katılımcılara hem öğrenme hem de motivasyon dolu bir gün sundu. Türkiye’nin farklı alanlarda iz bırakan isimleriyle gerçekleşen buluşma, gençlerin kişisel ve profesyonel yolculuklarına anlamlı bir rehberlik sağladı. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı’nın bayrak etkinliklerinden BYV Story, katılımcılara ilham veren, heyecan uyandıran bir gün yaşattı.

Günün sunuculuğunu Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Ömer Erkal üstlenirken, etkinlik BYV Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Taşer’in açılış konuşmasıyla başladı. Taşer, konuşmasında eğitimin özüne, bireysel farkındalığa ve öğrenme yolculuğuna vurgu yaparak programın ilham verici atmosferini şekillendirdi.

Eğitim sistemine yönelik çarpıcı tespitler paylaşan Taşer, sinema tarihinin kült eserlerinden Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society) filmine atıfta bulunarak, kalıplara ve ezbere dayalı bir eğitim anlayışının bireyin gelişimini nasıl sınırlandırdığını vurguladı. Gerçek öğrenmenin, dayatılmış kuralların ötesine geçmekle mümkün olduğunu ifade etti. Günümüz dünyasının karmaşık yapısına dikkat çeken Taşer, “Bilinçsizlik içinde bilinçli tercih sahibi olmak” kavramını ön plana çıkardı. Bireyin dış etkilerden sıyrılıp kendi iradesiyle karar verebilmesinin kritik bir değer olduğunu belirterek, “Her insan kendi yolunun kâşifidir” sözleriyle gençlere seslendi. Konuşmasının sonunda yaşam boyu öğrenme yaklaşımını özetleyen Taşer, statü ve unvanların öğrenme merakının önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Öğrenmenin önüne hiçbir etiket geçemez.” Bu güçlü mesajın ardından Story’25 sahnesi gün boyunca ilham veren konuşmacıları ağırladı. Program, farklı alanlarda başarı hikâyeleriyle öne çıkan isimlerin sahne aldığı oturumlarla devam etti.

Münteha Adalı

BYV Story’25 sahnesi, iş insanı Münteha Adalı’nın ilham veren hayat hikâyesiyle devam etti. Siverek’te doğan, 1980’de ailesiyle İstanbul’a göç eden ve sekiz çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olarak hayata tutunan Adalı, bankacılık sektöründe kısa sürede gösterdiği başarıyla üç yıl içinde şefliğe yükseldi; ardından kariyerini girişimcilikle güçlendirdi.

Temizlik sektöründeki başarıları ve kadın girişimciliğine yaptığı katkılarla tanınan Adalı, konuşmasında çevre baskısına dikkat çekerek, “Bizi tanımayan insanlar ne yapıp yapmayacağımız konusunda sürekli yorumlarda bulunuyor” dedi. Başarısının temelini ise şu sözlerle özetledi: “Benim en büyük sermayem her zaman değerlerim oldu; bıraktığınız ayak izi çok kıymetli.”

Ayşe Şahinboy

Story’25 programının ikinci bölümünde sahneye çıkan mizah yazarı ve sinema eleştirmeni Ayşe Şahinboy, kariyer yolculuğunu gençlerle samimi ve öğretici bir perspektifle paylaştı. Çocukluk yıllarında asker olma hayali kuran Şahinboy, 11 yaşında kalemiyle tanışarak edebiyata yöneldi; 16 yaşında teknoloji muhabiri olarak başladığı medya serüvenini ise 26 yıllık deneyime dönüştürdü. Geleneksel bir aile ortamında, sinema ve sanat dünyasında kendine alan açma sürecini aktaran Şahinboy, oyunculuk eğitimlerinde ilham aldığı Gülsen Tuncer’in katkılarına ve yönetmen Mustafa Akkad’ın kült eseri Çağrı filminin kendisindeki dönüştürücü etkisine değindi. Sahnenin iyileştirici gücünü özellikle vurgulayan Şahinboy, “Çok acımız, dramımız var; bu yüzden güldürmeyi seviyorum” ifadesiyle mizaha bakışını özetledi. Gençlere yönelik güçlü bir kariyer mesajıyla konuşmasını noktalayan Şahinboy, şu sözleri öne çıkardı: “Kendimi bulmak için çok zaman harcadım. Sevdiğiniz işi yaparsanız hem mutlu olur hem de çevrenize faydalı olursunuz.”

Erhan İdiz

Etimoloji Platformu’nun kurucusu Erhan İdiz, Story’25 sahnesinde kendi dönüşüm yolculuğunu merkezine alan etkili bir konuşma gerçekleştirdi. Van’da gazete dağıtıcısı olarak başladığı çalışma hayatını lisede muhabirlik, üniversite yıllarında ise editörlükle güçlendiren İdiz, mesleki gelişimini istikrarlı adımlarla inşa etti. Yüksek lisans tezinde 13 Afgan’ın Türkiye’ye uzanan göç hikâyelerini ele alarak insan deneyimlerinin derinliğine odaklanan İdiz, hikâye anlatıcılığının toplumsal açıdan taşıdığı değeri vurguladı.

“Hayatımız tamamen bir hikâyeden ibaret” sözleriyle bireysel yolculukların anlamını özetleyen İdiz, kendi motivasyonunu ise “Eğer gidersem bir şey yapabilirim” yaklaşımıyla tanımladı. Konuşmasını gençlere yönelik net bir çağrıyla tamamladı: “Sevdiğiniz işi yaparsanız mutlu olursunuz; mutlu olursanız hem kendinize hem sevdiklerinize faydalı olursunuz.”

Tuba Karacan

Tuba Karacan da Story’25 sahnesinde, insan psikolojisi ve öz keşif yolculuğuna dair ufuk açıcı bir perspektif sundu. Konuşmasına Terentius’un “Ben bir insanım ve insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir” sözüyle başlayan Karacan, kendi hikâyesinin de “Kendimi tanımak ve keşfetmek istiyorum” sorusuyla şekillendiğini ifade etti.

İnsanları ortak noktada buluşturan en temel şeyin “kırılganlık” olduğuna dikkat çeken Karacan, “Fark ettiğiniz ilk şey yaralarımız oluyor. Ancak kırılganlığımızı kabul etmek, bizi en güçlü yapan şeydir” dedi. Toplumun dayattığı kusursuzluk algısını eleştiren Karacan, insanların kurgulanmış idealler peşinde koştuğunu, oysa asıl öğrenmenin hatalar ve eksikliklerle gerçekleştiğini vurguladı. Bireysel iyileşmenin ötesine geçilmesi gerektiğinin altını çizen Tuba Karacan, “Ya toplum olarak iyi olacağız ya da tek tek dağılacağız” uyarısında bulundu. Konuşmasını katılımcıları düşünmeye sevk eden şu tespitle noktaladı: “İnsanı anlamak istiyorsanız, eksikliğini nasıl tamamladığına bakın!”

Mürsel Özçelik

Story’25 sahnesinde yer alan bir diğer güçlü hikâye anlatıcısı Mürsel Özçelik oldu. Üçüncü sınıf terk bir babanın marangoz atölyesinde yedi yaşından itibaren çalışarak büyüyen ve altı çocuklu bir ailede yetişen Özçelik, bugün dünya teknoloji devlerinin Türkiye distribütörü olarak gençlerin karşısına çıktı.

Kabataş Erkek Lisesi mezunu olan Hacettepe Tıp’ı kazanacak puana rağmen mühendislik tercih eden Özçelik, üniversite yıllarında hem marangozluk yaparak hem özel ders vererek yaşam mücadelesini sürdürdü. Özçelik, 30 metrekarelik bir dükkânda kurduğu işini bugün Logitech, Microsoft ve IBM gibi global markaların temsil edildiği, 40 bin metrekarelik bir operasyon alanına ve 500 kişilik bir ekibe dönüştürdü. Mevlânâ’nın “Bulanlar ancak arayanlardır” sözünü hatırlatan Özçelik, insanoğlunun asli görevinin mücadele etmek olduğunu vurguladı. “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” ifadesiyle kararlılığın önemini pekiştiren Özçelik, konuşmasını katılımcılara yönelttiği kritik bir soruyla sonlandırdı: “Herkesin kapısını fırsat çalar; önemli olan, fırsat geldiğinde siz o kapının arkasında mısınız?”

Meryem Yılmaz & İlhan Yılmaz

Story’25 sahnesinde teknoloji, oyun ve sanat ekseninde şekillenen kariyer yolculuklarını paylaşan ikili, gençlere alışılmışın dışında bir perspektif sundu. Başarının yalnızca finansal çıktılarla sınırlanamayacağını vurgulayan ikili, gerçek ölçütün güven, mutluluk ve insana dokunan üretimler olduğunu ifade etti.

Konuşmalarında iş dünyasında en kritik değerin güven olduğunun altını çizen Yılmaz çifti, “İtibar sermayesini güçlü tuttuğunuzda milyon dolarlık güveni kazanabilirsiniz” sözleriyle etik duruşun ve uzun vadeli ilişki yönetiminin önemini öne çıkardı. Sabah uyanma motivasyonlarını “oyun, teknoloji ve sanat” olarak tanımlayan ikili, ürettikleri işlerin yalnızca birer ürün değil, insanların mutluluğunu besleyen deneyimler olduğunu belirtti. Kült yapım Matrix üzerinden gerçeklik ve hayal arasındaki çizgiye değinen konuşmacılar, hayalin yazıyla şekillenmesinin dönüştürücü gücünü vurguladı. “Hepimiz dünyaya iyi insanlar olarak geliriz; içimizdeki çocuğa sahip çıkalım” sözleriyle salonda duygusal bir etki yaratan Meryem Yılmaz – İlhan Yılmaz çifti, konuşmalarını şu mesajla tamamladı: “Mutluluğu paylaşmadan tam bir doyuma ulaşamayacağız.”

Berna Akyüz Öğüt

Story’25 sahnesinde Antalya’da başlayan ve 1991–1996 yılları arasındaki üniversite eğitimiyle şekillenen kariyer yolculuğunu paylaşan Berna Akyüz Öğüt, gençlere ilham veren bir çerçeve sundu. Konuşmasında en büyük güç kaynağının annesi olduğunu vurgulayan Öğüt, “Annem, ahlaklı olan her şeyi yapabileceğime inandırdı beni” sözleriyle etik değerlerin profesyonel başarıdaki belirleyici rolünü öne çıkardı.

Kariyer yolculuğunda kararsızlık yaşayan gençlere samimi bir perspektif sunan Öğüt, kendi deneyiminden hareketle şu tavsiyede bulundu: “Ne yapacağınızı bilmiyorsanız, ne yapmayacağınızı bilmelisiniz.” Günümüz dünyasında finansal ve teknolojik okuryazarlığın kritik bir yetkinlik haline geldiğini vurgulayan Berna Akyüz Öğüt, kadınların iş hayatında güçlenebilmesi için destekleyici bir çevrenin önemine dikkat çekti. Konuşmasını cesaret dolu bir çağrıyla tamamlayan Öğüt, gençleri harekete geçmeye davet eden şu sözleriyle sahneden ayrıldı: “Risk alın! Yaşam hem çok kısa hem çok uzun.”

Serdar Ali Çeliker

İlham veren hikâyelerin sahne aldığı Story’25’in son konuşmacısı olan Serdar Ali Çelikler, deneyim odaklı yaklaşımıyla gençlere güçlü mesajlar verdi. Konuşmasında “Öğrenilen hiçbir şey kaybolmaz” diyerek her yaşanmışlığın bir kazanım olduğuna dikkat çeken Çelikler, geçmişte gıda sektöründe yürüttüğü bir girişimi ve bu süreçten edindiği dersleri esprili bir dille anlattı. Her sonucun, istenen veya beklenmeyen fark etmeksizin, bir tecrübe değeri taşıdığını vurgulayan Çelikler, hayatın anlamını şu çarpıcı sözlerle özetledi: “Ol ile öl arasındaki zamanı iyi değerlendirmek, bir iz bırakmak lazım!”

Katılımcı sorularıyla zenginleşen dinamik oturumun sonunda bir çekiliş de gerçekleştiren Serdar Ali Çelikler, enerjisi, üslubu ve paylaşım derinliğiyle Story’25 sahnesinde unutulmaz bir iz bıraktı.

BYV Story’nin özü; Gençlerin, sahnede duydukları sahici hikâyelerden ilham alarak kendi yolculuklarını başlatmalarıdır. BYV Story’25’te katılımcılar ve öğrenciler; ilk nesil girişimcilerden teknoloji liderlerine, yatırımcılardan sanatçılara uzanan geniş bir yelpazede başarı hikâyelerini dinledi. Her bir konuşmacı, kendi deneyimleri üzerinden aynı gerçeği hatırlattı: Her insan kendi yolunun kâşifidir. Bu keşif ise tek tipleşmeden uzaklaşmayı, farklı bakış açıları geliştirmeyi ve kendi iç dünyasında derinleşmeyi gerektirir.

Bugün BYV Story sahnesine çıkan tüm konuşmacıları bir araya getiren ortak payda, hayata anlam katma iradesidir. Cesaret, azim ve kendi hikâyesini yazma kararlılığı… Bu ruhun temel unsurlarıdır. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı olarak önceliğimiz; gençlerin kendi seslerini bulmaları, başkalarının çizdiği sınırlara göre değil, kendi değerleriyle inşa ettikleri bir geleceğe yürümeleridir. BYV Story’nin ruhu da tam olarak buna dayanır: Gençlerin kendi hikâyelerini özgüvenle ve kendi değerleriyle yazabilmeleri. Bu yaklaşım, bir sonraki Story’de daha fazla gence ulaşma motivasyonumuzu güçlendiriyor. Her yıl büyüyen bu sahnenin, gençlerin ilham yolculuğuna eşlik etmeye devam edeceğine inanıyoruz.

Haber Metni: Yunus Emre Sarı Kamış- Uluslararası Ticaret Bölümü hazırlık sınıfı öğrencisi & BYV Kurumsal İletişim

Fotoğraflar: Halil İbrahim Çetinkaya & Berra Abbasoğlu

Platformunuzu seçin ve paylaşın.